kocaman bir yolun ortasında durmuş etrafına bakıyordu. gidecek bir sürü yol vardı etrafında karar veremedi. bir yol çok kalabalıktı arka arkaya sıralanmışlardı girmek gereksizdi. karar vermek hiç bu kadar zor olmamıştı onun için. bir rüzgar esti tam o sırada serinleyeceğini düşünürken yaprak ters döndü. o ve minik karınca kolonisi yere düştüler
işte böyleydi hayat kendi çıkmazlarımız içinde kararsızlıklar yaşıyorduk. sonra olmadık bir şey bizi yaprağımızdan ayırıyordu. asıl hayatın farkına varmadan ya ilk avcının avı oluyorduk ya da güvensizliğin verdiği korkuyla hayatımızdan vazgeçiyorduk.
böcek olmayı kabullenmekti aslında sorun. bir kabullensek bunu düştüğümüz yerin önemi olmazdı. hepimiz aptal böceklerdik. kabul edemedik, ezildik.
aklımız var dedik düşünürüz dedik, kendini kanatlı karınca zanneden pirelerin altında ezildi hamam böcekleri.
azmimiz var 3 ay çalışır 9 ay yatarız dedik karınca sandık kendimizi oysa ki cırcır böceğiydik hepimiz. boş laflar etrafında büyülendi gözlerimiz.
aklımızın yetmediği yerde duygularımız var dedik. kalbin işine akıl karışmaz dedik. karga bu hep burnu bokta olmaz dedik. kalp yetmezliği salgındı bizi de sardı bilemedik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder