tam kavşakta durup ikiye ayrılan yola bakıyorum sessizce.
sesim olsa belki sorardım nereye gider bu yollar diye ancak sesim gideli çok olmuş. konuşamıyorum artık bir de duymuyorum haliyle.
anlatmıştım ya hani çok önceden duyamayacağım durumları ondan dolayı. tekrarlamak istemediğim anlattıkça hapsolduğum konulardan.
iki yolumda ışıklarla kaplı hani sonu pırıl pırıl olanlardan. seçim bana kalmış. aklını başına devşir bakışı var bir de orada ha söylemedim mi hepsi rüyamdaki falcıdan bunların.
ah be güzel kızım bir derdin var senin diyor cinleri olduğunu iddia eden ama kendisi bir cin kadar çarpıcı çirkinlikte olan teyze. bakıyorum yine sessizce ne derdim varmış benim dercesine. sen ketçaptan mayonez, mayonezden ketçap tadı gelmesini bekliyorsun diyor. tatlar karışıyor aklımda. kaçıyorum.
bir yere gidiyorum kapı eski kovboy filmlerindeki barların kapıları gibi, itip giriyorum. yer olmadığı için bir adamın yanına oturtuyorlar beni. yuvarlak gözlükleri ve okuyormuş gibi yaptığı bir gazetesi var elinde. özür diliyorum rahatsızlık verdiğim için yanlış kişilerden yanlış özürler dilemek seni eskitir diyor bana, susuyorum.
tam o sırada bir kadın giriyor kapıdan gereğinden fazla süslü ve dikkat çeken, beraber süzüyoruz hatunu. ince beli, belirgin kalçaları var bakmamak imkansız diye geçirerek içimden utanmamı dizginliyorum. bir adamın yanına gidiyor adam umarsız kaldırıyor başını yüzünde samimiyetten çok uzaklarda bir gülümseme. kendi kendime kızıyorum adama bulmuş bir de havalara girmiş diye. gözlüklü amca yine atılıyor oradan ne yaşadıklarını bilmiyorsun, yorumlama boşuna,susuyorum.
sokak bir anda karışıyor, gençler sloganlar atarak kaçışıyorlar sağa sola. gözlerimizden yaşlar akıyor bir anda biber gazı bizi de sarıyor. coplar kalkıp iniyor, acı bağrışlar var etrafta. yan masamda cık-cık diye söylenen teyzeler, bir taraftan kopan çığlıklar, polis telsizlerinin iğrenç sesleri. hak diye bir şey olmayan bir ülkede cılız seslerin susturulduğu bir olay daha.
sıkıntıdan içim ürperiyor, lanetler yağdırıyorum kendi kendime.
kalkıp gitmek üzereyken tutuyor kolumdan amca beni
'herşey gönlünce olsun'